Tatil Yerleri Seyir Rehberi
   
  ANA SAYFA  |  ROTA  |  TARZ  
Tatil Seyir Rehberi Sosyal Medya

KUŞADASI

Ege Denizi kıyılarında denizin ılık dalgalarıyla oynaşan bir belde Kuşadası. Birbirinden alımlı plajlarıyla,yunusların ve fokların mekanı Güvercinadasıyla, çevresinden tarih fışkıran doğasıyla, Kalamaki Milli Parkı ve Kaplıcalarıyla, Marinasıyla, zaman kavramını unutturan Aqua Su Parkı ve renkli geceleriyle umduğunuz herşeyi bulabileceğiniz bir yer KUŞADASI...Ege Denizi kıyılarında ' 'anılarınızdan asla silemeyeceğiniz türden'' tadıyla...

kusadasi resimleri
  Kuşadası Tanıtımı
  Kuşadası Fotoğrafları
  Gezilecek Yerler
  Alışveriş
  Eğlence
  Lezzetler
  Konaklama
  Ulaşım
  Faydalı Bilgiler
  Kuşadası Rehberi
  Sizden Gelenler
 

GEZİLECEK YERLER - KUŞADASI

 

 

                              

PLAJLAR  

Kuşadası, hemen önünde başlayan kumsallarıyla her şeyden önce bir plajlar şehri.

Tusan, Akyar, Otuzbir, Kadınlar Denizi, Aslan burnu, Karaova, Güzelçamlı, Büyük ve Küçük Kalamaki, İlyas Ağa, Dipburun, Tavşanburnu plajları gibi temiz kumsallar kuzey ve güneye doğru 20 km boyunca uzayıp gidiyor.. Kumsal şeritlerinin toplam uzunluğu 20 kilometrenin üzerinde. Geniş kumsalların yanısıra derinlikten hoşlananlar için, dalmaya elverişli kayalık koylar da Kuşadası'nın ayrıcalıklarından.

Şehir Merkezi Palmiye Plajları

Şehrin merkezinde hiçbir taşıta gereksinim duymadan ulaşabileceğiniz, güneşlenmek için ideal bir kumsal. Burada kendinizi özel plajlı evinizin bahçesinde hissedeceksiniz.

kuşadası, plajları, kuşadası, plaj, kuşadası plajları ve koyları, kuşadası plaj ve koyları, plaj, kadınlar denizi, yılancı burnu, pigale, papaz hamamı,

Kadınlar Denizi - Plajı

Kuşadası merkezine 3 km uzaklıkta, yol boyunca palmiyelerin sıralandığı, nitelikli otelleri, upuzun ve temiz kumsalı ile Kuşadası'nın en popüler plajı. Kadınlar Plajında şezlong yada şemsiye kiralamadığınız sürece herhangi bir ücret ödemezsiniz. Yoğun ilgiden dolayı Kadınlar Denizinde yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

Yeşil Plaj (Green Beach)

 

Kadınlar denizinin yanında, şirin, küçük bir kumsalı olan  sessiz bir plaj.  Palmiye ağaçları ile içiçe. Temiz suda yüzdükten sonra kumsalda yada ağaçlarýn gölgesinde çimlerin üzerine uzanabilirsiniz. (Hatta ücretsiz şekerleme bile yapabilirsiniz ))

Güvercin Adası - Plajı

Güvercin Ada'da Kuşadası manzarası eşliğinde güneşlenip denize girebilirsiniz. Burada deniz derin ve kayalık.

Yılancı Burnu

Güvercin Adasının arka kısmında kalan Yılancı burnu (Neopolis), güneşlenip denize girmenin dışında farklı alternatif arayanların taleplerini karşılayacak özelliklere sahip , kıyı kesiminde iki adet Beach Club bulunuyor. Deniz sakin ama dibi taşlı. Beach Clublar da gündüzleri farklı eğlence ve konserlerle eğlenebilir müziğin ve denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Pigale Plajı

Kuşadası'na İzmir yönünden gelişte Kuştur Tatil Köyü ile Tusan Otelinin arasında kalan sahil kesimindeki bu plaj diğer plajlara göre daha sakin. Plaja özel aracınızın dışında şehiriçi hatlı dolmuşlarla da gidebilirsiniz.

Papaz Hamamı Plajı

Güvercin Adanın girişinde bulunan özel,kayalık bir plaj.Burada kumsal yok ve denize ahşap iskeleden veya kayalıkların arasından giriliyor. 

Sahil Siteleri- Karaova Plajı

Kuşadası'ndan 5 km uzaklıkta, kumsalı Milli Parkın sonuna kadar uzayan bu plajda hem denize girebilir, hem de dilediğiniz su sporunu yapabilirsiniz.

Pamucak Plajı / sahilleri

Kuşadası'nın en önemli plajlarından biri. 5 kilometre uzunluğundaki bu plaj, Kuşadası merkezine 10 kilometre uzaklıkta. Plajın genişliği 80 metre. Plaj boyunca plaj ve su sporu aktivitelerinin de bulunduğu kaliteli oteller var. 

          

Bu bölge  Kuşadası'ndaki tur firmalarının düzenlediği at ve deve biniş sporları için de kullanılıyor.

Kuştur Plajı

Plaj, Otellerin yoğun yoğun olarak bulunduğu bölgede yer alıyor. Kuşadası'nın en önemli plajlarından biri. Otopark alanı, cafeterya, duş, wc gibi gerekli birimler mevcut. Halka açık ücretsiz bir plaj. Şezlong ve şemsiye isterseniz ücret alınıyor. Kumsalı oldukça uzun ve geniş olan plajda bazı bölgeler kayalık.Deniz öğleden sonraları dalgalı oluyor. Plaja daha çok Kuştur Tatil Köyü ve çevredeki diğer otellerin müşterileri ve günü birlik tatilciler geliyor. Hafta sonları burada yer bulmak neredeyse imkansız.

 

Sevgi Plajı

Kuşadası Sevgi Plajı (Love Beach) Davutlar Sahilinde bir plaj. Kuşadası merkeze 17km mesafede. Balıkçı barınağı da olan plaj piknikçilerin uğrak yeri. Özellikle günübirlik tatil düşünenlerin uzun okaliptus ağaçlarının gölgesinde  piknik yapıp denize girmek için tercih ettikleri bir yer.Plaj 550m uzunluğunda ve içersinde cafeterya, büfe,wc,duş gibi gerekli tesisler mevcut..Ücretsiz olan plajda yalnızca otopark ücreti ödeniyor.



 

Uzun Plaj (Long Beach)

Yavansu mevkiinden Güzelçamlı Milli Park'a kadar uzanan 12km lik sahil şeridi ile çok güzel bir bölge. Tamamen kum olan sahil şeridinde değişik isimlerle anılan 20 ye yakın plaj var. Bu plajların isimleri ; karşısında bulunan site sakinlerinin ve plaj işletmecisi firmaların yakıştırması ie oluşmuş.Paradise Beach,Silver Beach,Love Beach, vb gibi...
plajdan genelde site sakinleri, otel müşterileri ve Kuşadalılar yararlanıyor.Plajda şirin, irili ufaklı cafeterya,restoran,Beach Clublar var. Bisiklet yolu, yaya yolu ve motorsiklet yolu bu bölgenin özellerinden. Işıklandırılan sahilde tatilciler geceleri yürüyüş yapar, sahildeki cafeler'de otururlar. Bazı cafeler'de canlı müzik de yapılıyor.
Bu bölge su sporları meraklıları için de oldukça çekici.( deniz kayağı,kano,deniz bisikleti, jetski ve parasailing ) 

Kalamaki Plajı

Büyük Menderes Deltası Milli Parkının girişinden yaklaşık 8 km içeride bulunuyor. Ana yoldan ayrılıp çakıl ve toprak yollardan geçerek sahile yaklaşık 50-60 metre mesafede toprak yolda arabanızı park edebilirsiniz. Buradaki yüksek ağaçlar tüm sahil boyunca gölgelik büyük bir alan oluşturmuş.
.
 
 
'' Milli parkta yaban domuzları cirit atıyor.''
 
 
 
Yukarıdaki plajların dışında Güzelçamlı Sahili, Davutlar Sahili ve Milli Park'ın koylarında da denizden ulaşabileceğiniz Odun İskelesi, İlyas Ağa gibi plajlarda yeşillikler arasında denizin ve güneşin tadını çıkarabilirsiniz.
 

                                                   

TURİSTİK KÖYLER

Davutlar Beldesi, Güneşlenme süresi fazla, denizi ve havası temiz , içinde nesli tükenmekte olan birçok bitki, kuş türü ve deniz canlısını barındıran Davutlar ovası narenciye ve şeftali bahçelerini ve doğal karakteristiklerini kaybetmemiştir. Davutlar Beldesi aynı anda kültür, deniz, inanç ve doğa turizminin yapılabildiği nadir bölgelerdendir.

Güzelçamlı Beldesi, Davutlar ile Dilek Yarımadası Milli ParkI arasında kalan bölgede bulunmaktadır. 30 km’yi bulan plajları, temiz denizi, Zeus Mağarası ve Milli Parka olan yakınlığı nedeniyle yoğun turistik hareketlilik gösteren bir bölgedir. Plajlarda ve koylarda sörf, yelken, kano, su kayağı, jet ski, deniz bisikleti, parasailing,balık avcılığı tekne turları yapma olanakları var.

Şirince-Şirince-Şirince , bakınız >>> http://www.seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=%FEirince

(30 Km /23 Dakika)

şirince 

Şirince köyü üzüm bağları, şeftali bahçeleri ve zeytinliklerle çevrili bir yamaçta yer alır. Köy içinde harap durumda olan ve tarihi mimari yapısı korunan iki Rum kilisesi bulunmaktadır. Şirince'de imal edilen ve pazarlanan değişik şarap türleri Türkiye çapında ün kazanmıştır. Şirince köyünde şirince şarabı eşliğinde bir yemek çok keyifli olur.


                                                         

 

TARİHİ MEKANLAR

-Geçmişe kısa bir bakış-

Bölge Halkı (müslüman türkler) önceleri daha çok Kuşadası'ndan beş kilometre kadar içeride,bugün Atatürk yolu diye adlandırılan yolun üzerinde, Pilavtepe eteklerindeki Andızkule denilen yerleşim yerinde oturmayı tercih etmişler.İlk yerleşim bu bölgede başlamış. 

Kuşadası kenti, bugünkü yapısına aşağı yukarı 17.yy başında kavuşmaya başlamış. I.Sultan Ahmet  ve II.Sultan Osman  zamanında  Sadrazam olan Öküz Mehmet Paşa Kuşadası kentini surlarla çevirtmiş. Ayrıca bir han, hamam ve camiyi de içeren bir külliye inşa ettirmiş. Kente bir su şebekesi kurdurup yeni su getirtmiş. O zaman surlar içinde kalan Kuşadası, Dağ ve Cami-i-kebir Mahalleri olmak üzere iki büyük mahalleden oluşuyormuş.

Camiikebir Mahallesi, düzlükte kurulduğu için dar ama birbirini dik olarak kesen sokaklardan oluşuyormuş. Sokaklar arasındaki ev grupları, sırt sırta iki evi alacak genişlikteymiş. Bugünün Kuşadası'nda evler genellikle sokak üzerindedir ve arka taraflarında da birer avluları bulunmaktadır.

Dağ Mahallesinde evler ve bahçeler basamaklar halinde olduklarından birbirinin manzarasını engellemezler. Antik Efes kentindeki ünlü teras evler gibi kademeli sıralanmışlar. Bu evler tipik Osmanlı evi görünümündeler. Çoğunun geniş saçakları ve bağdadi çıkıntıları bulunuyor.

Bugün, eski Osmanlı kentini çevreleyen surlardan da çok az iz kalmış. Bu kalıntılardan Kale Kapısı . kemerli bir geçide sahip. Kapının iç köşesinde eski bir çeşme, çeşmenin aynasında da iki hayrat yazıtı bulunuyor. Bunlardan biri 19.yy dan kalma Arap harfli, diğeri ise Latin harfli. Çeşme bu haliyle, Kuşadası'nın geçmişini anlatır gibi sanki...

 

 

Kuşadası kalesi ve Kaleiçi

  

Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılan o günkü yerleşim birimini (bugünkü  Kale içi) çepeçevre saran surlardan günümüzde çok az miktarda kalıntı kalmış. Kervansaray (han), hamam, camii ve konutlar tarihi dokusuyla günümüze kadar gelebilmiş ve resterasyonlarla da iyileştirilmiş.

   

  

 

Güvercinada Kalesi

Bu kale Osmanlı döneminde korsanlara karşı karakol vazifesi yapmış olduğu için, Korsan Kalesi olarak da bilinir.Adanın en yüksek noktasında da muhafızların çevreyi gözetlenmesi için yapılmış bir kule bulunuyor.Surlar 2,5 m yüksekliğinde ve adanın etrafını çepeçevre kuşatıyor.

Şehre bakan yönünde biri silindirik, diğeri de altıgen iki kule arasında yuvarlak, yazıtı da olan kemerli bir kapısı var. Kalenin ortasında bulunan kare biçimindeki büyük kule aynı zamanda depo olarak kullanılmış. Güneydeki sivri kemerli bir kapıdan içerisine girilen kulenin ikinci katında top ve tüfek mazgalları açılmış.


 

Cami ve Kervansaraylar

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı : 1618 yılında Sadrazam Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiş. Dış duvarlarda görülen top delikleri şehrin korsan saldırılarına karşı korunması amacıyla yapılmış.

 

Aydın, Kuşadası,Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı - The Öküz Mehmet Pasha Caravanserai, 1618

Kale İçi Camii : 1618 yılında Sadrazam Öküz Paşa tarafından yaptırılmış. Kaleiçi'nde bulunan bu tarihi yapıt  yine ayni kişi tarafından yaptırılmış olan han ve hamamıyla birlikte bir külliyedir. caminin giriş kapısının kanatları geometrik geçmeler ve sedef kakmalarla süslenmiş.

 Aydın, Kuşadası, Kaleiçi Cami - Kaleiçi Mosque,1618

 

                 EFES ANTİK KENTİ (  20 km/15 dk)        

               

efes antik kenti 

Batı Anadolu’da İyonya Bölgesi’nde kurulmuş antik çağ kentlerinin en ünlüsü. Dünyanın en etkileyici arkeolojik yerlerinden biri olarak bilinen Efes, Türkiye’nin dünyaya tanıtımında önemli rol oynayan, bir antik liman kentidir. Eskiden denizin kıyısında yer alırken Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonların denizi doldurması sonucu yüzyıllar sonra denizden 5-6 km içeride kalmıştır.
İzmir’e bağlı Selçuk ilçesi sınırları içindeki antik Efes kentinin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Cilâlı Taş Devrine kadar iner. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Hititlere ait yerleşimler saptanmış. Hititler Döneminde kentin adı Apasas’mış. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmış. Bugün ziyaret edilen Efes, Büyük İskender’in generallerinden Lysimachos (Lisimakos) tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuş.
Helenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak  200 000 kişilik nüfusa sahipmiş. Efes, Bizans zamanında yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiş. 1330 yılında Türkler tarafından alınan ve Aydınoğullarının merkezi olan Ayasuluk, 16. yüzyıldan itibaren giderek küçülmeye başlamış, 1923 yılında cumhuriyetin kuruluşundan sonra Selçuk adını almış. Selçuk  bugün 30000 kişilik nüfusu olan turistik bir ilçe ve Kuşadası'na sadece  21  km uzaklıkta.

 

EFES MÜZESİ

efes müzesi

İlk olarak 1929 yılında Selçuk’ta bir depo oluşturulmuş, kazılarda bulunan ve çevreden toplanan eserler buraya getirilmiş. 1964 yılında bugünkü müzenin güneyindeki bölümün inşası tamamlanmış ve eserler sergilenmeye başlanmış. Birkaç salondan oluşan müze, her yıl kazılar sırasında ortaya çıkarılan eserler için yeterli gelmediğinden 1976 yılında müzenin güney bölümü inşa edilerek sergi alanları genişletilmiş. Selçuk-Efes Müzesi sahip olduğu ve sergilediği yalnızca yerel eserlerle Avrupa’nın en önemli ve en zengin müzesi olarak kabul ediliyor.


MERYEM ANA EVİ (25 Km/20 dk )

meryem ana evi 

Hristiyanlarca "Panaya Kapulu" olarak da bilinen Meryemana Evi’nin M.S.4. yüzyılda inşa edildiği sanılıyor. Hz, Meryem’in ömrünün son günlerini, Vatikan tarafından  ''kutsal'' ilân edilen Meryem Ana Evi’nde geçirdiğine inanılır.Özellikle Hıristiyanlarca kutsal bir hac yeridir.


SAINT JEAN KLİSESİ

saint jean klisesi 

Saint Jean İsa'nın yakın dostu ve havarisidir, İsa'nın yakalanıp çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini, arkadaşı ve havarisi olan St. Jean'a teslim etmiş. St. Jean, İsa'nın çarmıha gerilişinden sonra Meryem Ana'nın Kudüs'te kalmasını sakıncalı bulduğundan onu yanına alarak Kudüs'ten kaçırmış ve buraya getirmiş. St. Jean, çağın en büyük kenti durumundaki Efes'i kendine hedef seçmiş, Meryem Ana'yı putperestlerin diyarına sokmak istemediğinden  O'nu Bülbül Dağı eteklerinde sık ağaçlarla kaplı bir yerde yaptığı kulübede gizlemiş. St. Jean'ın her gün gizli gizli onu ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek yokladığı rivayetler arasında. Kutsal bakirenin tam 101 yaşına kadar Bülbül Dağındaki bu yerde yaşadığı ve burada öldüğüne inanılıyor. St..Jean, Meryem Ana'yı öldüğünde yine bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere gömmüş Hristiyanlığın yayılmasından sonra kutsal bakirenin bulunduğu yere Hristiyanlarca "Haç" şeklinde bir kilise inşa edilmiş. Bu ev papalık tarafından 1967 yılında Hristiyanlığın kutsal bir yeri olarak ilan edilmiş. Burada 15 Ağustos'u izleyen ilk pazar günü ayin yapılır ve gelenler Hacı olur.

ARTEMİS TAPINAĞI

artemis tapınağı 

Artemis Tapınağı, (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis'e ithaf edilmiş tapınak Efes'te milattan önce 550 yıllarında tamamlanmış. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiş. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye kalan bugün sadece bir iki mermer parçası...

Tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseri.Dünya'nın yedi harikasını derleyen Sidon'lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiş ;
  ''Mağrur Babil'in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus'daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos'un engin mezarını; ama Artemis'in bulutlar üzerine kurulmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki ; İşte! Olimpus'un dışında, güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı..!  '' 

Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmış ;
   ''Kadim Babillilerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kaldı.''


YAMAÇ EVLERİ (ZENGİN EVLERİ)

yamaç evleri

Yamaç Evler (Zengin Evleri) : Kentin merkezinde olmaları bu evlerin özel ve seçkin kişilere ait olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Efes’in bu kesiminde yer alan evlere “Zengin Evleri” ya da “Yamaç Saray” da deniliyor. Merdivenli yollara her terastan bir evin kapısı açılıyor. Hepsi peristylli (ortadan küçük avlulu) olup, odalar bu avlu çevresinde dizilmişler. Çoğunluğu üç katlı olan bu evlerin ortasındaki  peristyl 20-25 m2’yi geçmez. Dört tarafı sütunlu, tabanı mermer kaplı. Evlerde akarsu sistemi var. Çeşme ya da peristyl içinde ya da kenarında bulunuyor. Bazılarında sarnıç ve kuyu da var. Evlerin ısıtma sistemi hamamların ısıtma sistemi gibi. Duvarlar fresk veya dekoratif renkli mrmerlerle kaplı .Bu evlerde yapılan kazılarda çıkarılan paha biçilmez eserler Selçuk-Efes müzesinde sergileniyor.

 

ÇAMLIK TREN MÜZESİ

 

 

 

 

 

 

Çamlık Buharlı Lokomotifler Açık Hava Müzesi demiryolu ve karayolu ile Selçuk’ a 12 km. uzaklıkta ve Çamlık Köyü sınırlarındadır. Selçuk' tan Aydın yolu istikametinde ilerleyerek Çamlık Köyü' ne ulaşılabilir.160 dönüm arazi üzerine kurulmuş. Burada 25 adet muhtelif tipte TCDD’ de hizmet görmüş ve yaşları 50-80 olan Buharlı Lokomotifler sergileniyor.Müzede Atatürk’ün tren seyahatlerinde çekilmiş fotoğraflarının yer aldığı bir oda var. Atatürk 1936 yılında "beyaz tren" ile buraya gelerek Çamlık köyü’nde konaklamış.

 

M A K E T   K Ö Y  

(Çetin Maketköy)

MAKET KÖY (çetin maket köy)

İçinde 20-30 cm lik insanların yaşadığı, 80-90 cm lik evleri olan bir köy görmek istermisiniz.?

Bu köy ;  FARKLI...bu köy ; ÖZEL...Bu köyün yaratıcısı da farklı ve özel olmalı...Emekli Öğretmen Ayhan Çetin ve  Nazmiye Çetin...Yaptıklarına gelince...akıl,emek,sanat...önce hayal etmişler,sonra düşünmüşler bu hayalimizi nasıl gerçekleştirebiliriz diye...inanç girmiş devreye , inanmışlar projelerini gerçekleştirebileceklerine...ve...gözlerinize inanamayacağınız bir sonuç..! Ortaya çıkan esere mi hayran olmalıyız  yoksa bu iki güzel insana mı ...diye bocalıyorsunuz .Biz buradan bu ikiliye bütün kalbimizle ''Elleriniz dert görmesin'' diyoruz ve sağlıklı,mutlu uzun ömürler diliyoruz.

'' GEÇMİŞİNİ HATIRLAMAYAN ULUSLAR YOK OLMAYA MAHKUMDUR...! ''

                                                                                          (Mustafa Kemal Atatürk)

Yarınlarımızda bu köyler belki olmayacak...Torunlarımız köy hayatını bilmeyecek...merak edecekler,öğrenmek isteyecekler... soracaklar annelerine,babalarına,dedelerine,ninelerine ..ama... ne kadar anlatılabilir ki...İşte o zaman bu '' maketköy ''öğretecek onlara köy hayatını...hem de adeta yaşatır gibi...Yarınlarımızın da Öğretmeni AYHAN ÇETİN...dün öğretiyordu, emekli oldu ama öğretmeye devam ediyor. Bu sıradışı eseriyle yarınlarda da öğretecek...hayranlıkla, takdirle, saygıyla anılacak...SONSUZA DEK...!

Bu değerli eser (müze) ; Kuşadası'na 15 km uzaklıkta,Selçuk'tan Kuşadası'na giderken 5.nci  km'de yolun sağında...Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Hergün  saat 09:00 / 20:00 arası ziyarete açık. 

 

Köy enstitülü Ayhan Çetin eserleryle gurur duyuyor

 Maket Köy 

 Maket Köy

Maket Köy 

Nalbant 

Pullukla çift sürme 

Yeni arabalar üretiliyor. El emeği, göz nuru ile.. 

Maket Köy 

İşte köy evlerinin içi sıcak bir görüntü. 

 

                                                        

DOĞAL GÜZELLİKLER

Güvercin Ada

Ada muhteşem gün batımı manzarası ve tarihi atmosferiyle yabancı turistlerin olduğu kadar yerli turistlerin de gözdesi. Şehrin merkezinde yer alan ve Kuşadası'nın sembolü olan bu ada, Kuşadası iskelesi yapılırken bir mendirek ile karaya bağlanmış.Adada Deniz kıyısındaki sarp kayalar üzerine inşa edilmiş  Bizans Kalesi adanın adeta taçı. Adada ziyaretçiler için gerekli sosyal tesisler var.Adada denize girmek isteyenler için plaj da bulunuyor.

 

 

DİLEK YARIMADASI / Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

Kuşadası'na  28 km mesafede, Küçük menderes ile Büyük Menderes arasında kalan Dilek Yarımadası, beş yüz milyon yıllık menderes kütlesinin bir parçasıdır. Yarımada kuş uçuşu ortalama 20 km uzunluğunda 6 km genişliğinde kabarık şekillerin hakim olduğu yarımadada yer alan Dilek dağı Aydın Dağlarının bati uzantısını oluşturur. 10.995 hektarlık Dilek Yarımadası doğal alanı, 1966’da Milli Park ilan edilmiş. Yaz aylarında 08:00 - 19:00 kış aylarında ise 08:00-17:00 arasında ziyarete açık tutuluyor. Yarımada ve içindeki Milli Parka özel aracınızın dışında Kuşadası’ndan kalkan yerel minibüslerle de gidebilirsiniz.

Milli Park’ta; Anadolu parsı, yaban öküzü, yaban domuzu, vaşak, tilki, sansar, çakal, kurt, yabanileşmiş at, tavşan,nesli azalan kartal, atmaca, şahin, akbaba gibi yırtıcı kuş türleri bulunur. Denizi ise balığın pek çok çeşidini sunar.
Milli Park’ta tepelere kadar çıkmayı düşünürseniz bunu yöreyi bilen bir rehber eşliğinde denemelisiniz. Veya Kuşadası'ndaki seyahat acentelerinin düzenlediği "Safari Turları’na" katılabilirsiniz.


(  küçük bir detay : Bugün İsveç' de 28, İngiltere'de 11, İspanya'da 13, Fransa'da 5, Portekiz'de 1 adet milli park olduğu görülürken, Türkiye'de 33 adet milli park bulunmaktadır.

İnsanların dinlenme-eğlenme amacıyla doğayı tercih ettikleri günümüzde korunmuş doğal alanlar gittikçe daha çok önem kazanıyor. Milli parkalar, doğal ortamları ve yaban yaşamını bilimsel ölçütlerde koruyarak geleceğe taşıma yanında, ender doğa varlıklarını tanıtan ve doğaya karşı ilgi uyandıran özel mekanlar ve Türkiye bu anlamda çok sayıda korunmuş alana sahip. ''Dilek
Yarımadası  Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'' da bu alanlardan sadece biri.. )
 
 
 
 
Birbirinden farklı özellikler gösterdiğinden Milli Parkı iki ayrı bölümde incelemek daha yararlı olur;

1-Dilek Yarımadası Bölümü

Samsun Dağlarının Ege Denizine uzandığı son nokta olup 20 km. uzunluğu ve ortalama 6 km. genişliği var. Morfolojik yapısı içinde bir çok tepe, vadi, kanyon ve koylar bulunuyor. Ortalama 650 m. yüksekliğe sahip yarımadanın en yüksek yeri Dilek Tepe (1237 m.)' dir ve adını bu tepeden alır.

M.Ö. 9 yy. da 12 Ionia kentinin politik birliği olan Paniomion ve Tebai antik kentleri bu yarımadanın içinde. Panayırtepe' de; Panagia Manastın ile  bir kilise, Rum ve Türk mimarisi öğeleri taşıyan eski yerleşim yeri Doğanbey köyünde de kilise kalıntıları ile tarihi okul binası restore edilerek oluşturulmuş ''Milli Park Ziyaretçi ve Tanıtım Merkezi'' bulunuyor
.
2-Büyük Menderes Deltası Bölümü

Dinar yakınlarında doğup, yaklaşık 584 km akarak Söke yakınlarında Ege Denizine dökülen Büyük Menderes Irmağı havzasındaki erozyonla 320 km2 lik bu deltayı oluşturmuş.

Büyük Menderes Deltası, sulak alandır ve Bafa gölü bu sulak alanın entegre bir parçasıdır. Bu entegre sistem içerdiği biyolojik çeşitlilik, nesli tükenmek üzere olan canlılar ve endemik türlerden dolayı uluslararası öneme sahiptir ve milletlerarası Ramsar Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi, Barselona Konvansiyonu ve Rio Sözleşmeleri kararı ile korunur.

Deltada yaklaşık 250 kuş türünün yaşadığı, bunlardan 70 tür kuşun ürediği belirlenmiş.Bu özelliğiyle "Önemli Kuş Alanları" listesine giren delta, kuş araştırmaları gözlem programına alınmış.

Dilek Yarımadasını yılda ortalama 500,000 kişinin ziyaret ettiği belirlenmiş.

 

 Milli Park, yarımadanın sahil kesimi boyunca uzandığından çok sayıda koya sahip. Bu koyların bazılarında nesli tükenmekte olan Akdeniz Fokları ve Deniz Kaplumbağaları da (Caretta Caretta) kendilerine yer bulmuşlar. 

Kavaklıburun koyu - 8 Km

Milli Park girişinden yaklaşık 8 km ileride bulunan bu plajın bir diğer adı da 'Kalamaki'’ dir. Ana yoldan ayrılıp yine çakıl ve toprak yollardan geçerek sahile yaklaşık 50-60 metre mesafede toprak yolda arabanızı park edebilirsiniz. Buradaki yüksek ağaçlar tüm sahil boyunca büyük bir gölgelik oluşturmaktadır.Plaj oldukça büyük. Buranın Aydınlık Koyundan fazla bir farkı yok. Sahil yine taşlık ve bir anda derinleşiyor.

İçmeler Koyu - 1 Km

Girişten sonra ana yol boyunca ilerlerken 1. km’ den sonra sağa doğru ayrılırsanız İçmeler Koyu’na ulaşırsınız. Ağaçların gölgesinde güzel bir koy olan İçmeler tamamen kumla kaplı bir denize sahip. Derinliği diğer koylarına göre daha az. Sahil kesiminden itibaren yaklaşık 30 m boyunca derinlik değişmiyor.

Karasu Koyu- 10 km

 

 

 

Milli Parkın halka açık en son koyu Karasu koyudur.Küçük bir plajı var. Plajın ilerleyen bölümlerinde tepelerde piknik masaları bulunuyor. Denizin Aydınlık ve Kavaklıburun koylarından bir farkı yok. Bir anda derinleşen, pırıl pırıl bir deniz ve çakıllı bir sahile sahip. Burası Milli parkın en güzel koylarından biri ve aynı zamanda Yunanistan'ın Sisam adasına da en yakın olduğu noktasıdır.

Aydinlik koyu - 5 Km

Koyun plajı taşlık bir yapıya sahip. 4-5 metre genişliğinde çakıllardan oluşmuş oldukça geniş bir plaj, plajla stibilize yol arasında yine çakılların oluşturduğu küçük bir tepe ve bu tepeciğin üzerinde yabani zeytin ağaçları yer alıyor. Bu koyda deniz bir anda derinleştiğinden iyi yüzemeyenlerin ve çocukların dikkatli olması gerekir. Burada deniz suyu o kadar berrak ki , suyun dibini deniz gözlüğü olmadan görebilirsiniz.  

 

 
Kanyon (Sarıkaya Kanyonu)   
   
.
.
.

Deniz kenarında uzanıp yatanlardan değilseniz Milli Park’ta sık ağaçlıkların arasındaki patikalardan içerilere, tepelere doğru yürüyüş yapmanın keyfine varabilirsiniz. Kanyon ve Dik Kaya Vadisi, küçük dereleri, sık bitki örtüsü ve patikalarıyla iyi bir trekking parkurudur. Doğa severler deniz sezonu haricinde de trekkinglere katılabilirler.

Dil Gölü (Karine Gölü)

 

 

büyük menderes >>>

 

Dilek Yarımadası Milli Parkı içinde, Dilek Dağı'nın güneyinde kalan toplam 24 kilometrekarelik alana sahip ilginç bir göl. Büyük Menderes nehrinin denize ulaşma mücadelesi sırasında taşıdığı alivyonların kordon şeklinde denizi bölmesi sonucu oluşmuş. Türkiye'nin önemli kuş alanları içinde bulunan Büyük Menderes Deltası'nda yer alan Dil Gölü, bir kuş gölü olarak biliniyor. Tepeli pelikan, flamingo, cüce karabatak ve daha birçok kuş türüne bu gölde rastlamak mümkün. Burası ayni zamanda balık yatağı. Salaş balık lokantaları her mevsim açık bulunuyor. Burada eşsiz manzara eşliğinde balık keyfi yapabilirsiniz.

 

 
Kaplıcalar
Çıban (Yavan su ) Kaplıcası, Venüs Kaplıcası, Güzelçamlı kaplıcası özellikle yerli turistlerin ilgisini çekiyor.
 
 
 
 
 
Mağaralar

 Zeus Mağarası

 

 

Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın giriş kapısının sol tarafında, 200 metre içerideki mağaranın girişi, 20 metre kadar kayrak taşlı patikadan sağlanıyor. Milli Parkın adından dolayı mağaranın sağında ve solunda bulunan ağaçlara gelenler dilek için bez parçaları bağlıyorlar. 10 - 15 metre derinliğindeki su adeta burayı bir havuz haline dönüştürmüş. Buradaki denizin suyu , dağdan gelen tatlı suyun denizin  tuzlu suyuna karışımı ile mavi-yeşil renkli bir maden suyu gibi. Kışın yöredeki gençlerin yazın da turistlerin yüzme havuzu haline dönüşen mağara muhteşem. Kuşadası’ndan safariye çıkan ekiplerin son durağı her zaman Zeus mağarası olur. Bütün günün yorgunluğunu bu mağaranın serin sularında yüzerek giderirler.

Karaca Mağarası

Pasif bir mağaradır. Pasif mağara olduğundan içerisinde akarsu yoktur. Ancak, tavandaki çatlaklardan damlayan sular, çeşitli damlataş şekillerinin oluşumunun günümüzde de devam etmesine sebep olmaktadır. Ayrıca, mağara içerisinde traverten havuzları ve bir kaç küçük gölcük yer almaktadır. Mağara içerisinde belirgin bir hava hareketi söz konusu değildir. Mağara havasının nemi, ağız kısmından içeriye doğru gidildikçe nispi bir artış göstermektedir.

Aslanlı Mağarası

Köye 4 km uzaklıktaki yaren dağında bulunan ”Aslanlı Mağarası” Türkiye’nin 2. büyük mağarası olarak biliniyor. Nefes darlığı ve astım hastalıklarına iyi geldiği söylenen oksijen yoğunluğu ile mağara turizme açılmayı bekliyor. Bu mağara’ya gitmek için Kirazlıdan Kuşadası yolunun 3. kilometresinde Dereboğazı mevkiinde araçtan inerek yarım saatlik bir yürüyüş yapmak gerekiyor. Toplam uzunluğu 110 m. olan mağara kısmen dikey, kısmen yatay tipinde ve kuru. 6 m.lik dik bir inişten sonra 40.ncı metreden itibaren mağara daha da genişliyor ve tabanı eğimli bir salon görünümü alıyor. Sarkıt ve dikitler, duvarlarda da travertenler oluşmuş. Dikitlerden birinin görünümü oturan bir aslana benzediği için mağaraya bu ad verilmiş.

 

                                           

YAT LİMANI / MARİNA

Kuşadası, marinası ve harikulade limanı sayesinde, yatlar ve tur gemileri için ideal bir konaklama ve alışveriş bölgesidir. Yaklaşık 350 yat kapasiteli yat limanı, turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskelesi ile turizme kucak açan Kuşadası, Türkiye'nin ikinci önemli deniz kapısı ünvanına sahip. Yat limanından Yunan adası olan Sisam'a bahar ve yaz aylarında her gün yolcu seferleri yapılıyor. Kış aylarında bu seferler charter olarak devam ediyor. Limanda sürekli sefer yapan yolcu motorları bulunuyor. Ayrıca, Mavi Tur Gezisi için yat ve tekneler de limanda sizleri masmavi ve serin sularla buluşturmak için hazırlar. 

 

 


 



Kuşadası Tanıtımı  •  Kuşadası Fotoğrafları  •  Gezilecek Yerler  •  Alışveriş  •  Eğlence  •  Lezzetler
Konaklama  •  Ulaşım  •  Faydalı Bilgiler  •  Kuşadası Rehberi  •  Sizden Gelenler

ANA SAYFA
TÜRKİYE GEZİ REHBERİ


 
 
GEZİLECEK YERLER
                 
TATİL YERLERİ   ROTA   DOĞA HARİKALARI   TARİHİN İZLERİ   TARZ
ABANT
ADALAR
AKARCA
AKBÜK
AKÇAY
AKYAKA GÖKOVA ORMAN KAMPI
ALAÇATI
ALANYA
ALTINOLUK
ANADOLU YILDIZLARI
ANTALYA
AVŞA ADASI
AYVALIK
BEHRAMKALE(ASSOS)
BELDİBİ
BELEK
BODRUM
BURHANİYE-ÖREN
BÜYÜKADA-İSTANBUL
ÇEŞME
ÇANDARLI
DALYAN
DATÇA
DEMRE
DİDİM
DİKİLİ
DOĞANBEY
EFES
ERDEK
FETHİYE
FİNİKE
FOÇA
GAZİPAŞA
GÖCEK
GÖKOVA
GÖLCÜK
GÖNEN
GÖYNÜK
GÜMÜLDÜR
KABAKKOYU
KALKAN
KAPADOKYA
KARABURUN
KAS
KAZDAĞLARI
KEKOVA
KEMER
KÖYCEĞİZ
KUMLUCA
KUŞADASI
KÜÇÜKKUYU
MANAVGAT
MARMARA ADASI
MARMARİS
MORDOĞAN
ÖLÜDENİZ
OLYMPOS
ÖZDERE
PAMUKKALE
Burada Reklamınız Yayınlansın
SAFRANBOLU
SEFERİHİSAR
SELÇUK
SERİK
SIĞACIK
SİDE
ŞİLE
ŞİRİNCE
TEOS
TÜRKİYE ÖZEL-A
TÜRKİYE ÖZEL-B-Ç
TÜRKİYE ÖZEL -D-E
TÜRKİYE ÖZEL- F-G
TÜRKİYE ÖZEL -H-İ
TÜRKİYE ÖZEL-K
TÜRKİYE ÖZEL -L-N
TÜRKİYE ÖZEL-O-R
TÜRKİYE ÖZEL -S-Z
ULUDAĞ
ÜRKMEZ
URLA
YEDİGÖLLER
EGE
AKDENİZ
KARADENİZ
MARMARA
ANADOLU

AĞRI DAĞI
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
BÜYÜK DENİZ GÖLÜ
CİLO BUZUL DAĞI
DALYAN
DÜDEN ŞELALESİ
ESENTEPE KAYAK MERKEZİ
FIRAT VE DİCLE
GALA GÖLÜ
GİDEN GELMEZ DAĞLARI
HARİKALAR SAHİLİ
İĞNEADA SUBASAR ORMANLARI
IHLARA VADİSİ
İNSUYU MAĞARASI
İSTANBUL BOĞAZI
İZTUZU
KAÇKAR DAĞLARI
KAPADOKYA
KARAPINAR ÇÖLÜ
KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ
KARTEPE KAYAK MERKEZİ
KELEBEKLER VADİSİ
MAŞUKİYE
NEMRUT DAĞI
ÖLÜDENİZ
PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ
SAKLIKENT
SALDA GÖLÜ
SULTAN SAZLIĞI
test12
TORTUM ŞELALESİ
VALLA KANYONU
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
APHRODISIAS
ASPENDOS
EFES
HATTUŞAŞ
HIERAPOLIS
İSHAK PAŞA SARAYI
KEKOVA
KIZ KULESİ
MERYEM ANA
MEVLANA MÜZESİ
MİDAS ANITI
MİLET
PERGAMON
PERGE
SAGALASSOS
SÜMELA MANASTIRI
TROY
YAZ KIŞ DOĞA DENİZ YAYLA DAĞ MAĞARA BOTANİK KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ ROMANTİK EĞLENCE HAVA SPORLARI SU SPORLARI SÖRF DALIŞ GOLF TEKNE TURU YATÇILIK TARİH İNANÇ SAĞLIK KONGRE FUAR

KONAKLAMA
AĞAÇ EVLER OTEL PANSİYON TATİL KÖYÜ ÇADIR KAMP