Tatil Yerleri Seyir Rehberi
   
  ANA SAYFAMIZI ZİYARET EDİN  
Tatil Seyir Rehberi Sosyal Medya

KALKAN

Büyüleyici güzellikteki koyu, her türlü gezi teknesine demirleme imkanı veren korunaklı yat limanı, her kesime yönelik küçük, sevimli, temiz konaklama tesisleri ve özellikle birkaç kilometre içinde ulaşılabilen dağ ve köy yaşamıyla Kalkan'da unutulmaz bir tatil geçireceksiniz.

kalkan resimleri
  Kalkan Tanıtımı
  Kalkan Fotoğrafları
  Gezilecek Yerler
  Alışveriş
  Eğlence
  Lezzetler
  Konaklama
  Ulaşım
  Faydalı Bilgiler
  Kalkan Rehberi
  Sizden Gelenler
 

GEZİLECEK YERLER - KALKAN

PLAJLAR :

 
 
Mavi Bayraklı berrak plajda yılın 9 ayı denize girilebilir. Halk plajı olarak bilinen şehir merkezindeki plajda şezlong ve şemsiye kiralayarak tüm gününüzü keyifle geçirebilirsiniz.

Küçük Çakıl taşlarından oluşan Plaj’da,  denizden sonra kum temizleme zahmeti ile karşılaşmazsınız. Belediyemize ait Duş’larda duş aldıktan sonra gezinize çok rahat devam edebilirsiniz. İsterseniz özel sektöre ait kurulmuş plajlardan da denizin keyfini çıkartabilir ve kaliteli hizmet alabilirsiniz.

 
 
KAPUTAŞ PLAJI
Kalkan’a 10 dakika mesafede olan, Kaş sahil yolu üzerinde bulunan kanyon ağzı plajıdır.

 Türkinenin tanıtım filmlerinin vazgeçilmez bir öğesi olan Dünyaca Ünlü Kaputaş plajı’na 187 basamak aşağı inerek ulaşabilirsiniz. Kanyon’dan gelen ve Yer altına inerek akmakta olan suyun deniz kıyısında kumlar arasından süzülmesi sonucu suyu genel olarak serin ve turkuaz rengindedir. Kanyon içerisinde bahar aylarında küçük bir şelale oluşmaktadır.

PATARA PLAJI 

Patara Plajı, Patara antik kenti yakınında bulunan ve bu bölgedeki en büyük ve güzel plajlardan biridir. Türkiye’deki kumsalların en uzunu ve en görkemlisidir. 18 km. uzunluğundaki kumsalın derinliği yer yer 200-300 metreye ulaşır. Kumu ince dnizi sığdır. Hemen hemen hiç durmayan rüzgarı nedeniyle rüzgar sörfü için de uygundur. Patara kumsalı deniz kaplumbağalarının (Caretta Caretta) yumurta bıraktıkları yerler arasında bulunduğu için koruma altındadır.

 

 DOĞAL GÜZELLİKLER :
SAKLIKENT KANYONU

Yaklaşık 17 km uzunluğu ile Türkiyenin en uzun Kanyonu olan Saklıkent kanyonu, 200 bin yıl önce meydana gelen bir çökmeden oluşmuştur. Kanyonun içinde Bey Dağları’nın kaynak suyunu bulunduran eşine az rastlanır bir doğa harikasıdır.

MAVİ MAĞARA

Kaş-Kalkan arasında deniz kıyısında olan Mavi Mağara, Kalkan’a 8 km. uzaklıkta olup, Kaputaş Plajı yakınlarındadır. Eskiden fok balıklarının içinde yaşadığı bilinen  mağaranın içine güneş ışıkları deniz dibinden yansıyarak girmekte ve mavi parlak fosforesson rengi meydana getirmektedir. Mağara 50 m. uzunluğunda, 40 m. genişliğinde ve 15 m. yüksekliğindedir.

 

 


GÜVERCİNLİK DENİZ MAĞARASI

İnce Burun’un arkasında yer alan bu mağara Kalkan’a 2 km. mesafededir.  İçinde yüzlerce güvercin yuvasının bulunduğu bu mağaranın girişi çok dar olduğu için, ancak yüzerek girilebilir. Mağaranın içinden küçük bir yeraltı deresi denize karışmaktadır.

 

GÜVERCİN İNİ DENİZ MAĞARASI

Güvercinlik mağarasına 100 metre mesafededir. Küçük ve dar ağızlı bir mağaradır. Yaklaşık olarak 40 metre uzunlukta olup tavanı da yüksektir.
 
 
 
Kalkan’a bağlı Bezirgan Köyü’nün sahilinden biraz içeride kalan İnbaş mevkiinde oldukça büyük bir mağaradır.
 
Batı Torosların bitiminde Akdağ’ın hemen altında yer alan, en güzel aromalı elmaların yetiştiği Gömbe Yaylası, denizden 1200 metre yükseklikte ... Yaylanın 1800′üncü metresinde bir krater gölü olan Yeşil Göl yer alıyor. Yeşil göl Uçarsu adı verilen akarsuya kaynaklık ediyor. Önce yukarıya sonra aşağıya fışkırdığı ve vadiye uçarak aktığı için adına Uçarsu denilen bu akarsu, yaz ve kış aylarında yönünü değiştiriyor. Tersine akması nedeniyle efsaneye de konu olan Uçarsu, yerli ve yabancı ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Yöre halkı tarafından  ziyaretçilere, lokantalarda fırın kebabı, Gömbe kebabı ikram ediliyor.
  
 

 

FIRNAZ KOYU

Mavi yolculukların vazgeçilmez durağı olan Fırnaz Koyu, berrak ve turkuaz renkli suları ile akvaryum gibi denizin dibini görebileceğiniz ender yerlerden biridir. Koyda bulunan küçük plajda insanı gençleştirdiğine inanılan çamur ile Çamur banyosu yapabilirsiniz.

Kalkan’dan kalkan Tekne turlarının ara durağı olan Koy’da her dakika güzelliğin keyfini çıkaran yat ve teknelere rastlayabilirsiniz.

TURİSTİK KÖYLER :
BEZİRGAN KÖYÜ

Kalkan’a uzaklığı 17 km olan köy Beldenin en eski köylerindendir. Köyden 15-20 dakika yaya olarak ulaşabileceğiniz PİRHA antik şehri Orta Likya’nın en büyük kentlerinden birisidir. Denizden 850 metre yükseklikte kurulan kentin bulunduğu dağın yamacında çok sayıda kaya mezarı vardır. Köyün yakınlarında olan İnbaş mevkiinde yine aynı isimle anılan oldukça büyük bir mağara da bulunmaktadır.

Köyün en büyük gelir kaynaklarından birisi Turizm’dir. Köy turizminin en güzel örneklerinden olan Bezirgan’a yerli yabancı bir çok turist ziyaret etmektedir. Bezirgan’da yaz aylarında at ve trekking turları da düzenlenmektedir.

 Köye gittiğinizde mutlaka Güneyin mıhlaması sayılan “sündürme”, yöresel otlardan yapılan “gözleme”,”bazlama”, bölgeye has “çambalı”, süzme yoğurt ve keçi peynirini tadmadan geçmeyin.

 İSLAMLAR KÖYÜ (BODAMYA)

Eski karayolundan Kalkan’dan Fethiye istikametine giderken zeytinliklerden, çam ormanlarından ve bağların içinden ilerleyerek, çağlayan suların aktığı, yeşillikler içindeki İslamlar Köyü’ne ulaşır.

 Zamanında suyla çalışan un değirmenlerinin oldukça fazla olduğu köyün eski adı, ‘nehirler’ anlamına gelen Bodamya’dır. Bugüne kalan iki değirmenden biri, köy kahvesinin yanında ve hala kullanılıyor.

İslamlar ; buz gibi akan sularında kurulmuş olan alabalık çiftliklerinin çevresinde, yeşillikler içinde birçok restoran hizmet vermektedir. bağcılık ve zeytincilikle geçinen köyün yeni gelir kaynağı turizmdir.  köye gelen yerli ve yabancı turistlerin favorisi, köylülerin kendi yaptıkları ve tereyağında kızartılmış olarak servis ettikleri keçi peyniri. Asmaların altındaki restoranlarda farklı şekillerde pişirilen alabalık da yemek mümkün.

İslamlar Köyü çok sayıda yabancının da yerleşmek için tercih ettiği bir bölge olmuştur.

 TARİHİ MEKANLAR :
ANTIPHELLOS (KAŞ) ANTİK ŞEHRİ

Beldemize 25 km uzaklıkta olan Kaş ilçesi, Teke Yarımadası üzerinde yer alır ve Likya Medeniyeti’nin en önemli kentlerinden biridir.

Antik kentin doğu ve kuzeyinde yer alan dağlarda ionik tarzda yapılmış, üzerinde Likya yazıları olan pek çok kaya mezarı bulunmaktadır. Halk arasında Kral Mezarı olarak bilinen Uzun Çarşı’daki Likya yazıtlı Anıt Mezar ( M.Ö 4.yy) günümüze ulaşan en güzel ve görkemli lahitlerden biridir.

Bölgede yer alan önemli eserlerden biri de Kaş Antik Tiyatrosu’dur (M.Ö.1.yy). 4000 kişilik kapasitesi olan ve 26 basamaktan oluşan tiyatro M.S. 2. yy da onarım görmüştür. Sahnesi olmayan tiyatronun en önemli özelliği denize cephesi açık olan bir tiyatro olmasıdır.

Tiyatroda Akdam olarak adlandırılan M.Ö. IVyy ‘a ait dor tipinde ev tipi bir mezar vardır. Doğal kaya kesilerek yapılmış olan mezar 3.5 m yüksekliğindedir ve üstünde el ele tutuşup dans eden 24 tane kız figürü bulunmaktadır.

Hastane Caddesi’nde, temel taşları Roma döneminden kalma, dış yüzü kesme taş kullanılarak yapılmış tapınak bulunmaktadır.

 
 
 Patara Antik Kenti, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Caretta’ların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir doğasal öneme sahiptir.

 Patara,  Akdeniz’in en temiz sahillerinin kenarında kum ve çalılarla kaplı durumdadır. Deniz kumlarının doldurmasıyla denizle ilişkisi kesilen antik liman, bataklık ve göl halini almış, bataklıkta oluşan “ılgınlar” (Tamarix sp.) zamanla bölgenin kendine has bitkisi olmuştur.

 Kentin en güney ucundaki Kurşunlu Tepe’ye yaslanmış olan tiyatro, 1. yy.’ın ortalarında birçok Likya kentinde etkisini gösteren depremle yıkılmış ve yeniden inşa edilmiş olup, bugün büyük ölçüde plajdan gelen kumla doludur.
Tiyatronun yaslandığı Kurşunlu Tepe şehrin genel görünümünün ve yörenin seyredildiği en güzel köşedir. Buradan şehrin diğer kalıntıları; Vespasian Hamamları, Korinth Tapınağı, anacadde, liman ve Hadrian dönemi ambarı rahatlıkla izlenebilir. 

XANTHOS ANTİK ŞEHRİ 

Xanthos kenti, birçok önemli özelliklerinin yanında tarihi en çok acılarla dolu kent olarak bilinir. Tarihçiler, kentin birçok kez yerle bir olduğunu veya yandığını fakat yeni şehrin küller arasından yeniden yeşerdiğini yazarlar. 
Şehir; Xanthos Nehri (Bugünkü adı Eşen Çayı) kenarındaki ovaya hakim iki tepe üzerinde kurulmuştur. İlki Eşen Çayı’nın kenarından sarpça bir kayalık şeklinde yükselen surla çevrili Likya akropolü; ikincisi ise kuzeydeki daha yüksek ve geniş olan Roma akropolüdür.

00010203

 

TLOS ANTİK ŞEHRİ
 
 Akropolün doğu tarafında Likya dönemine ait bir sur, Likya dilinde yazıtlı mezarlar, Roma devri surları, stadyum, hamam, büyük bir Bizans kilisesi ve agora kalıntıları ilk dikkati çeken eserlerdir.

Oturma kademeleri oldukça sağlam, süslü sahne binası ise harap olan tiyatrodan başka, Likya yazıtlı Izraza anıtı ile Roma çağından kalan ve eski yüksekliğini koruyan bir kule Tlos antik kentinin ilginç eserleri arasında sayılabilir.

 


LETOON ANTİK ŞEHRİ

Xanthos kentinin karşısında Eşen Çayı’nın sağ tarafında Bozoluk denilen yerde Apollon ve Artemis’in annesi
Likyalılann Ana Tanrıçası Leto onuruna kurulmuş ufak bir yerleşim yeridir.

Burası, Likya halkının federe dini merkezi ve dinlenme kutsal alanı idi.

1962′den beri sürdürülen kazılarda İÖ 6. yy’dan kalma eserler bulunmuş ve Artemis, Apollon ve Leto’ya ait üç tapınak ortaya çıkarılmıştır. 

 Sahnesi olmayan oldukça büyük grek planlı bir tiyatro, Leto, Apollon, Artemis tapınakları ile seller nedeniyle toprakla dolmuş nympheum ve agora kentin görülecek yegâne eserleridir.

Latin şair Ovidius’un anlattığı bir efsaneye göre, Zeus’tan hamile kalan tanrıça Leto, çocukları, ikiz tanrı Artemis ve Apollon’u Delos’ta doğurur. Sonra Xanthos nehrinin denize ulaştığı yere gelip, nehir boyunca kaynağa vanncaya dek yürür. Kaynakta çocuklannı yıkamak isteyen, ama yerli halk tarafından engellenen tanrıça, yöre halkını kurbağaya çevirerek intikamını alır. İşte Leto tapınağı insanlann kurbağaya çevrildikleri bu yerde tanrıça Leto adına yaptırılmıştır.

 SIDYMA ANTİK ŞEHRİ

 
Kentin akropolünde birkaç sarnıç ve bina kalıntısı olmasına karşılık, akropolün kuzey eteği ve vadideki kalıntılar arasında mermerden yazıtlı bir mezar, bir tapınak, hamam ve birkaç basamağı ancak görülebilen bir tiyatro dikkati çeker.

 

Köyün bulunduğu tarlalar arasında görülen birçok lahit arasında iki heroon görülebilecek eserler arasındadır.

 

 PINARA ANTİK ŞEHRİ

Kentin akropolüne, güney tarafından kayaya oyulmuş merdivenli patikadan çıkmak gerekir. Surla çevrili olan kısımda surlar ve Bizans çağı eserleri görülür. Pinara’nın resmi ve özel yapılarının da birçoğu burada toplanmıştır. Dik bir kayalık yamacında yer alan yüzlerce kaya mezarı ve güney akropolünde tiyatro, odeon, tapınak ve hamam kalıntıları ilgi çeker. Tiyatro İS 2.yy’a ait olup 27 oturma basamağından oluşmaktadır.

 BATIK ŞEHİR KEKOVA ANTİK ŞEHRİ

Lykia bölgesinin kıyısında Demre’nin (Kale) batısında yer alan Kekova kayalık bir adadır. Burası ismini ilk defa XIX.yüzyılın başında Cramer tarafından duyurmuştur. Çoğu kez de kaynaklara Kakava olarak geçmiştir.
Kekova Adası ismini çevresindeki bölgeye de vermiştir. Ancak bu ada depremler sonucu deniz altında kalmış ve buraya batık şehir ismi de verilmiştir. Bu adanın yakınında Aperlai, batık Kent, Kaleköy’deki Simena, Üçağızdaki Theimussa, Gökkaya koyundaki Istlada isimli antik kentler bulunmaktadır.

 Kekova adı son yıllardaki güncelliğinden dolayı turizm ve korumacılık alanlarında da sıkça kullanılır olmuş, Çayağzı’ndan (Andriake) yapılan tekne turları “Kekova Turu” olarak anılmaya başlamış, daha da önemlisi ada ve çevresindeki arkeolojik doğal koruma alanları “Kekova Sit Alanı” olarak adlandırılmıştır.

Yakınındaki batık kent olarak anılan köşede genellikle ana karaya oyulmuş yerleşim kalıntıları ve su içindeki temeller yer alırlar ki orijinal durumlarını canlandırmak için taşın yanında ahşap mimari de yoğun olarak kullanılmıştır. Sadece bu köşedeki yapıların batmış olması büyük bir ihtimalle deprem sonrası adanın bu köşesinden ana karaya doğru yatmasıyla açıklanmaktadır.

 SIMENA (KALEKÖY) ANTİK ŞEHRİ

Sağlam kalesiyle eşsiz bir görünüme sahip bir antik kenttir. 

Kıyıdaki Likya tipi lahitler mendirek ve yapı kalıntıları ile İmparator Vespasian’a ithaf edilmiş hamam, kaleden rahatlıkla izlenebilir. Kale içinde kayaya oyulmuş küçük bir tiyatro bölgenin en ilginç kalıntısıdır. Kalenin kuzeyinde ise oldukça geniş bir alana yayılmış olan mezarlık bölgesi uzanmaktadır.

 

 MYRA (DEMRE) ANTİK ŞEHRİ

Bugünkü Demre ilçe merkezinde ve civarında yer alan Myra Antik Kenti, özellikle Likya dönemi kaya mezarları, Roma dönemi tiyatrosu ve Bizans dönemi Aziz Nichola Kilisesi ile ünlüdür.

Günümüz kalıntılarını, akropolün güney eteğinde yer alan tiyatro ile her iki yanında yer alan kaya mezarları oluşturur.
Akropolün güney eteğinde yer alan tiyatro, gerek oturma sıraları gerekse sahne binası ile iyi korunmuş bir Roma dönemi tiyatrosunun özelliklerini yansıtır. Sahne binası ikinci katın yarısına kadar ayaktadır ve seyircilere bakan yüzü bir mimari fasad oluşturacak şekilde sütun ve nişlerle süslenmiştir.

Tiyatronun hemen iki yanında, kabartmalı veya düz kaya mezarları yer alır. Likyalılar’ın ahşap ev mimarisinin kaya mezarlarına en iyi uyarlanmış örnekleri olan Myra mezarlarından, içinde ölüyü ve yakınlarını betimleyen kabartmalı mezar, en ilginç örneklerden biridir. Ayrıca yine kabartmalı veya kitabeli bir çok kaya mezarı, kayalığın güneye bakan yüzünde üst üste veya yan yana sıralanmaktadır.

Tiyatro yakınındaki şehir merkezine giderken yolun solundaki hamam kalıntıları ise Roma dönemi tuğla mimarisinin erken ve ilginç örneklerini oluştururlar.

Şüphesiz şehrin ilginç anıtsal kalıntı  Noel Baba Kilisesi olarak da anılan Aziz Nicholas Kilisesi’dir. kilisenin yer yer iyi korunmuş mimari, duvar resmi ve mozaikli mekanları her yılın 5 Aralık günü birçok ülke temsilcisinin katıldığı Noel Baba Festivali’ne ev sahipliği yapmaktadır.

.
Yaygın olarak Noel Baba olarak bilinen St. Nicholas M.S. 245′te Fethiye yakınlarında Patara’da doğmuş ve M.S. 363′de ölmüştür. Zengin bir ailenin iyi eğitilmiş oğlu olan St.Nicholas hayatını insanlara özellikle de çocuklara ve denizcilere yardıma adamıştır. Bu yardımlarının sağladığı ünü bugüne dek Noel Baba efsanesi olarak gelmiş ve güncelliğini korumuştur.

Demre rahibi olarak insanlara dini ve sosyal yardımlarda bulunan St. Nicholas ölünce Demre’ye gömüldü ve mezarının yanına adına bir kilise inşaa edildi. 1080′de İtalyan korsanlar bazı kemikleri Bari’ye kaçırdılar. Ancak kalan bazı kemik parçaları bugün Antalya Müzesindedir.

İlki 5-7 Aralık 1983 yılında yapılan Noel Baba sempozyumu, o günden beri değişik din ve eğitimlerden gelen insanların katılımıyla her yıl tekrarlanıyor. Bu sempozyumda St. Nicholas’ın çizgisinden gidilerek değişik din ve inançlardan olan insanlara barış, dostluk ve kardeşlik çağrısı yapılıyor.

PİRHA (BEZİRGAN) ANTİK ŞEHRİ 

Pirha’nın bulunduğu ören yerine, Bezirgan Köyünden 15-20 dakika yaya olarak ulaşılır. Kalkan’a 18 kM uzaklıkta olan ve orta Likya’nın en büyük kentlerinden birisidir. Denizden 850 metre yükseklikte kurulan kentin bulunduğu dağın yamacında çok sayıda kaya mezarı vardır.  


 
“Likya Yolu” 3 bin yıllık eski bir ticaret yoludur. Antik dönemlerde Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zinciridir.

Kate Clow tarafından işaretlenen “Likya Yolu” birinci bölümünü, Fethiye Ölüdeniz’den başlayıp Faralya Köyü, Kelebekler Vadisi, Kabak koyu, Yedi Burunlar, Sidyma, Pınara, Letoon, Xanthos antik kentlerini takip ederek, incecik kumlarıyla Patara’da tamamlar.Toplam uzunluğu 509 kilometre olan bu yolun ikinci bölümü ise Antiphellos, Apollonia, Simena, Kekova, Myra, Limyra ve yüzyıllardır sönmeyen ateşiyle Yanartaş, Olympos antik kentinden sonra Antalya’da son bulmaktadır.Bu yol uluslararası standartlarda işaretlenmiştir.Üst üste kırmızı beyaz işaretler doğru rotayı göstermektedir. Yol üzerinde en fazla 100 metrede bir işaretler mevcut olup, yol ayrımlarında ve yerleşim birimlerinde rota sarı tabelalarla desteklenmiştir.

Likya Yolu’nu gezerken Likya’nın antik kentlerinin yanı sıra, bağımsız anıt mezarlar, tepeleri süsleyen antik şehir surları ve bu surları birbirine bağlayan yollar, halk hamamları, halk çeşmeleri, tiyatrolar ve anıt mezarlara rastlanmaktadır.

“Likya Yolu” olarak adlandırılan bu yol Avrupa’daki en uzun 4, dünyanın da en güzel 10 yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilmektedir.

Türkiye’nin gizli cennetlerinin saklı olduğu “Likya Yolu”, günümüzde yerli ve yabancı, doğa ve yürüyüş tutkunlarına inanılmaz güzellikler sunmaktadır. Dağların, ormanların, kumsalların, yaylaların içinden tarihle iç içe geçen bu zorlu yolu, hem doğaya, hem de kendine yapılan bir keşif yolculuğu olarak düşünebiliriz. Ayrıca, “Likya Yolu”nda yapılacak keyifli yürüyüş, yol üzerindeki küçük dağ köylerinde sıcak ve dost insanlarla, yarı göçebe yaşamlarıyla tanışma olanağı sağlamaktadır.



Kalkan Tanıtımı  •  Kalkan Fotoğrafları  •  Gezilecek Yerler  •  Alışveriş  •  Eğlence  •  Lezzetler
Konaklama  •  Ulaşım  •  Faydalı Bilgiler  •  Kalkan Rehberi  •  Sizden Gelenler

ANA SAYFA
TÜRKİYE GEZİ REHBERİ


 
 
GEZİLECEK YERLER
                 
TATİL YERLERİ   ROTA   DOĞA HARİKALARI   TARİHİN İZLERİ   TARZ
ABANT
ADALAR
AKARCA
AKBÜK
AKÇAY
AKYAKA GÖKOVA ORMAN KAMPI
ALAÇATI
ALANYA
ALTINOLUK
ANADOLU YILDIZLARI
ANTALYA
AVŞA ADASI
AYVALIK
BEHRAMKALE(ASSOS)
BELDİBİ
BELEK
BODRUM
BURHANİYE-ÖREN
BÜYÜKADA-İSTANBUL
ÇANDARLI
ÇEŞME
DALYAN
DATÇA
DEMRE
DİDİM
DİKİLİ
DOĞA HARİKALARI
DOĞANBEY
EFES
ERDEK
FETHİYE
FİNİKE
FOÇA
GAZİPAŞA
GÖCEK
GÖKOVA
GÖLCÜK
GÖNEN
GÖYNÜK
GÜMÜLDÜR
KABAKKOYU
KALKAN
KAPADOKYA
KARABURUN
KAS
KAZDAĞLARI
KEKOVA
KEMER
KÖYCEĞİZ
KÜÇÜKKUYU
KUMLUCA
KUŞADASI
MANAVGAT
MARMARA ADASI
MARMARİS
MORDOĞAN
ÖLÜDENİZ
OLYMPOS
ÖZDERE
PAMUKKALE
Burada Reklamınız Yayınlansın
SAFRANBOLU
SEFERİHİSAR
SELÇUK
SERİK
SİDE
SIĞACIK
ŞİLE
ŞİRİNCE
TARİHİN İZLERİ
TEOS
TÜRKİYE ÖZEL-A
TÜRKİYE ÖZEL-B-Ç
TÜRKİYE ÖZEL -D-E
TÜRKİYE ÖZEL- F-G
TÜRKİYE ÖZEL -H-İ
TÜRKİYE ÖZEL-K
TÜRKİYE ÖZEL-L-N
TÜRKİYE ÖZEL-O-R
TÜRKİYE ÖZEL -S-Z
ULUDAĞ
ÜRKMEZ
URLA
YEDİGÖLLER
EGE
AKDENİZ
KARADENİZ
MARMARA
ANADOLU

AĞRI DAĞI
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
BÜYÜK DENİZ GÖLÜ
CİLO BUZUL DAĞI
DALYAN
DÜDEN ŞELALESİ
ESENTEPE KAYAK MERKEZİ
FIRAT VE DİCLE
GALA GÖLÜ
GİDEN GELMEZ DAĞLARI
HARİKALAR SAHİLİ
İĞNEADA SUBASAR ORMANLARI
IHLARA VADİSİ
İNSUYU MAĞARASI
İSTANBUL BOĞAZI
İZTUZU
KAÇKAR DAĞLARI
KAPADOKYA
KARAPINAR ÇÖLÜ
KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ
KARTEPE KAYAK MERKEZİ
KELEBEKLER VADİSİ
MAŞUKİYE
NEMRUT DAĞI
ÖLÜDENİZ
PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ
SAKLIKENT
SALDA GÖLÜ
SULTAN SAZLIĞI
test12
TORTUM ŞELALESİ
VALLA KANYONU
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
APHRODISIAS
ASPENDOS
EFES
HATTUŞAŞ
HIERAPOLIS
İSHAK PAŞA SARAYI
İZTUZU
KEKOVA
KIZ KULESİ
MERYEM ANA
MEVLANA MÜZESİ
MİDAS ANITI
MİLET
PERGAMON
PERGE
SAGALASSOS
SÜMELA MANASTIRI
TROY
YAZ KIŞ DOĞA DENİZ YAYLA DAĞ MAĞARA BOTANİK KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ ROMANTİK EĞLENCE HAVA SPORLARI SU SPORLARI SÖRF DALIŞ GOLF TEKNE TURU YATÇILIK TARİH İNANÇ SAĞLIK KONGRE FUAR

KONAKLAMA
AĞAÇ EVLER OTEL PANSİYON TATİL KÖYÜ ÇADIR KAMP

                REKLAM AJANSI